Taha Suresi Okunuşu ve Anlamı: Kalplere Şifa Rehberi

Taha Suresi Okunuşu ve Anlamı: Kalplere Şifa Rehberi

Dua & İbadet5 dk okuma

Esselamu aleyküm değerli kardeşlerim! Bugün sizlerle birlikte Kur'an-ı Kerim'in müstesna surelerinden biri olan Taha Suresi'ni derinlemesine inceleyeceğiz. Bu sure, sadece okunuşuyla değil, aynı zamanda anlamı ve tefsiriyle de hayatımıza dokunan, bizlere yol gösteren bir ışık kaynağıdır. Gelin, Taha Suresi'nin manevi iklimine birlikte yolculuk edelim.

Taha Suresi mushaf üzerinde altın işlemeli detaylı görseli

Bu yazımızda, Taha Suresi'nin Arapça metnini kullanmadan, tamamının Türkçe okunuşunu ve Diyanet meali ile birlikte anlamını sunacağız. Ayrıca, tefsirini yaparak ayetlerin derin manalarını anlamaya çalışacak, faziletleri ve nüzul sebebi hakkında bilgi vereceğiz. Amacımız, Taha Suresi'ni her yönüyle anlamanıza ve hayatınıza uygulamanıza yardımcı olmaktır.

Taha Suresi Okunuşu

Taha Suresi'nin tamamının Türkçe okunuşunu aşağıda bulabilirsiniz. Her ayeti numaralandırarak kolayca takip edebilirsiniz:

  1. Bismillahirrahmanirrahim
  2. Ma enzelna aleykel kur'ane li teşka.
  3. İlla tezkiratel limen yahşa.
  4. Tenzilem mimmen halekal erda ves semavatil ula.
  5. Errahmanü alel arşisteva.
  6. Lehu ma fis semavati ve ma fil erdı ve ma beynehüma ve ma tahtes sera.
  7. Ve in techer bil kavli fe innehu ya'lemüs sirra ve ahfa.
  8. Allahü la ilahe illa hu lehül esmaül hüsna.
  9. Ve hel etake hadisü musa.
  10. İz rea naran fe kale li ehlihimküsu innı anestü naran leallı atıküm minha bi kabesin ev ecidü alen nari hüda.
  11. Felemma etaha nudiye ya musa.
  12. İnnı ene rabbüke fahla' na'leyk inneke bil vadil mukaddesi tuva.
  13. Ve enahtertüke festemi' lima yuha.
  14. İnnenı enallahü la ilahe illa ene fa'büdnı ve ekımıs salate li zikrı.
  15. İnnes saate atiyetün ekadü uhfiha li tücza küllü nefsim bi ma tes'a.
  16. Fe la yesuddenneke anha mel la yü'minü biha vettebea hevahü fe terda.
  17. Ve ma tilke bi yemınike ya musa.
  18. Kale hiye asay etekevveü aleyha ve ehüşşü biha ala ğanemı ve liye fiha mearibü uhra.
  19. Kale elkıha ya musa.
  20. Fe elkaha fe izahiye hayyetün tes'a.
  21. Kale huzha ve la tehaf se nüıydüha sıratehel ula.
  22. Vadmüm yedeke ila cenahıke tahruc beydae min ğayri suin ayeten uhra.
  23. Li nüriyeke min ayatina kübra.
  24. İzheb ila fir'avne innehu tağa.
  25. Kale rabbişrah li sadri.
  26. Ve yessir li emri.
  27. Vahlül ukdetem min lisani.
  28. Yefkahu kavli.
  29. Vec'al li vezıram min ehli.
  30. Harune ehıy.
  31. Üşdüd bihi ezrı.
  32. Ve eşrikhü fi emri.
  33. Key nüsebbihake kesira.
  34. Ve nezkürake kesira.
  35. İnneke künte bina besıyra.
  36. Kale kad ütiyte sü'leke ya musa.
  37. Ve lekad menenna aleyke merraten uhra.
  38. İz evhayna ila ümmike ma yuha.
  39. Enıkzihi fit tabuti fakzihi fil yemmi fel yükılkıhül yemnü bis sahıli ye'huzhü adüvvül li ve adüvvül leh ve elkaytü aleyke mehabbetem minnı ve li tusnea ala aynı.
  40. İz temşi uhtüke fe tekul hel edüllüküm ala mey yekfülüh fe raca'nake ila ümmike key tekarra aynüha ve la tahzen ve katelte nefsen fe necceynake minel ğammi ve fetennake fütuna fel beste lebisin sinıne fı ehli medyene sümme ci'te ala kaderiy ya musa.
  41. Vastana'tüke li nefsı.
  42. İzheb ente ve ehuke bi ayatı ve la teniya fi zikrı.
  43. İzheba ila fir'avne innehu tağa.
  44. Fe kula lehu kavlel leyyinel leallehu yetezekkeru ev yahşa.
  45. Kala rabbena innena nehafü ey yefruta aleyna ev ey yatğa.
  46. Kale la tehafa innenı meaküma esmeu ve era.
  47. Fe'tiyahü fe kula inna rasula rabbike fe ersel meana benı israıle ve la tüazzibhüm kad ci'nake bi ayetim mir rabbik vesselamü ala menittebeal hüda.
  48. İnna kad uhıye ileyna enn el azabe ala men kezzebe ve tevella.
  49. Kale fe mer rabbüküma ya musa.
  50. Kale rabbünellezı a'ta külle şey'in halkahü sümme heda.
  51. Kale fe ma balül kurunil ula.
  52. Kale ılmüha ınde rabbi fi kitab la yedıllü rabbı ve la yensa.
  53. Ellezı ceale lekümül erda mehdev ve selek leküm fiha sübülev ve enzele mines semai maa fe ahracna bihi ezvacem min nebatin şetta.
  54. Külu ver'av en'ameküm inne fı zalike le ayatil li ülin nüha.
  55. Minha halaknaküm ve fiha nüıydüküm ve minha nuhricüküm taraten uhra.
  56. Ve lekad eraynahü ayatina külleha fe kezzebe ve eba.
  57. Kale ec'tena li tuhricena min erdına bi sıhrike ya musa.
  58. Fe le ne'tiyenneke bi sıhrim mislihı fec'al beynena ve beyneke mev'ıdel la nuhlifühü nahnü ve la ente mekanen süva.
  59. Kale mev'ıdüküm yevmüz zıneti ve ey yuhşeran nasü duha.
  60. Fe tevella fir'avnü fe cemea keydehu sümme eta.
  61. Kale lehüm musa veyleküm la tefteru alellahi keziben fe yüshıteküm bi azab ve kad habe meniftera.
  62. Fe tenazeu emrahüm beynehüm ve eserrun necva.
  63. Kalu in hazani le sahırani yürıdani ey yuhricaküm min erdıküm bi sıhrihima ve yezheba bi tarikatikümül müsla.
  64. Fe ecmiu keydeküm sümme'tu saffa ve kad eflehal yevme menista'la.
  65. Kalu ya musa imma en tülkıye ve imma en nekune evvele men elka.
  66. Kale bel elkıu fe iza hıbalühüm ve ısıyyühüm yühayyehü ileyhi min sıhrihim enneha tes'a.
  67. Fe evcese fi nefsihı hıyfetem musa.
  68. Kulna la tehaf inneke entel a'la.
  69. Ve elkı ma fı yemınike telkaf ma saneu innema saneu keydü sahır ve la yüflihus sahıru haysü eta.
  70. Fe ülkıyes seharatü sücceden kalu amenna bi rabbi harune ve musa.
  71. Kale amentüm lehu kable en azene leküm innehu le kebırukümüllezı allemekümüs sihr fe le ükattıanne eydiyeküm ve ercüleküm min hılafiv ve le üsallibenneküm fı cüzuın nahli ve le ta'lemünne eyyüna eşeddü azabev ve ebka.
  72. Kalu len nü'sirake ala ma caena minel beyyinati vellezı fetarana fakdı ma ente kad innema takdı hazihil hayated dünya.
  73. İnna amenna bi rabbina li yağfira lena hatayana ve ma ekrahtena aleyhi mines sihr vallahü hayruv ve ebka.
  74. İnnehu mey ye'ti rabbehü mücrimen fe inne lehu cehennem la yemutü fiha ve la yahya.
  75. Ve mey ye'tihı mü'minen kad amiles salihati fe ülaike lehümüd deracatül ula.
  76. Cennatü adnin tecrı min tahtihel enharu halidıne fiha ve zalike cezaü men tezekka.
  77. Ve lekad evhayna ila musa en esri bi ıbadı fadrib lehüm tarıkam fil bahri yebesa la tehafü derakev ve la tahşa.
  78. Fe etbeahüm fir'avnü bi cünudihı fe ğaşiyehüm minel yemmi ma ğaşiyehüm.
  79. Ve edalle fir'avnü kavmehu ve ma heda.
  80. Ya benı israıle kad enceynaküm min adüvviküm ve vaadnaküm canibet turil eymene ve nezzelna aleykümül menne ves selva.
  81. Külu min tayyibati ma razaknaküm ve la tağav fıhi fe yehıl aleyküm ğadabı ve mey yahlil aleyhi ğadabı fe kad heva.
  82. Ve innı le ğaffarul limen tabe ve amene ve amile salihan sümmehteda.
  83. Ve ma a'celek an kavmike ya musa.
  84. Kale hüm ülaı ala eserı ve aciltü ileyke rabbi li terda.
  85. Kale fe inna kad fetenna kavmeke mim ba'dike ve edallehümüs samiriyy.
  86. Fe racea musa ila kavmihı ğadbane esifa kale ya kavmi elem yeıdküm rabbüküm va'den hasena e fe tale aleykümül ahdü em eradtüm ey yehılle aleyküm ğadabüm mir rabbiküm fe ahleftüm mev'ıdı.
  87. Kalu ma ahlefna mev'ıdeke bi melkina velakinna hümmilna evzaram min zınetil kavmi fe kazefnaha fe kezalike elkas samiriyy.
  88. Fe ahrace lehüm ıclen cesedel lehu huvar fe kalu haza ilahüküm ve ilahü musa fe nesiy.
  89. E fe la yeravne ella yerciu ileyhim kavlev ve la yemlikü lehüm darrav ve la nef'a.
  90. Ve lekad kale lehüm harunü min kablü ya kavmi innema fütüntüm bih ve inne rabbekümür rahmanü fettebiunı ve etıy'u emrı.
  91. Kalu len neberaha aleyhi akifıne hatta yarcia ileyna musa.
  92. Kale ya harunu ma meneake iz raeytehüm dallu.
  93. Ella tettebian e fe esayte emrı.
  94. Kale yebneümme la te'huz bi lıhyeti ve la bi ra'si innı haşıtü en tekule ferrakte beyne benı israıle ve lem terkub kavlı.
  95. Kale fe ma hatbüke ya samiriyy.
  96. Kale besurtü bi ma lem yebsuru bihı fe kabadtü kabdatem min eserir rasuli fe nebeztüha ve kezalike sevvelet lı nefsı.
  97. Kale fezheb fe inne leke fil hayati en tekule la misase ve inne leke mev'ıdel len tuhlefeh venzur ila ilahikellezı zalte aleyhi akifa le nüharrıkannehu sümme le nensifennehu fil yemmi nesfa.
  98. İnnema ilahükümüllahüllezı la ilahe illa hu vesia külle şey'in ılma.
  99. Kezalike nekussu aleyke min embai ma kad sebak ve kad ateynake mil ledünna zikra.
  100. Men a'rada anhü fe innehu yahmilü yevmel kıyameti vizra.
  101. Halidıne fıh ve sae lehüm yevmel kıyameti hımla.
  102. Yevme yünfehu fis suri ve nahşürül mücrimıne yevmeizin zürka.
  103. Yetehafetune beynehüm il lebistüm illa aşra.
  104. Nahnü a'lemü bi ma yekulune iz yekulü emselühüm tarıkaten il lebistüm illa yevma.
  105. Ve yes'eluneke anil cibali fe kul yensifüha rabbı nesfa.
  106. Fe yezeruha kaan safsafa.
  107. La tera fiha ıvecev ve la emta.
  108. Yevmeiziy yettebiuned daıye la ıvece leh ve haşeatil asvatü lir rahmani fe la tesmeu illa hemse.
  109. Yevmeizil la tenfeuş şefaatü illa men ezine lehür rahmanü ve radiye lehu kavla.
  110. Ya'lemü ma beyne eydıhim ve ma halfehüm ve la yühıytune bihı ılma.
  111. Ve anetil vücuhü lil hayyil kayyum ve kad habe men hamele zulma.
  112. Ve mey ya'mel mines salihate ve hüve mü'minün fe la yehafü zulmev ve la hadma.
  113. Ve kezalike enzelnahü kur'anen arabiyyev ve serrafna fıhi minel veıydi leallehüm yettekune ev yuhdisü lehüm zikra.
  114. Fe teallellahül melikül hakk ve la ta'cel bil kur'ani min kabli ey yukda ileyke vahyühu ve kur rabbi zidnı ılma.
  115. Ve lekad ahıdna ila ademe min kablü fe nesiye ve lem necid lehu azma.
  116. Ve iz kulna lil melaiketiscüdu li ademe fe secedu illa iblıs eba.
  117. Fe kulna ya ademü inne haza adüvvül leke ve li zevcike fe la yuhricenneküma minel cenneti fe teşka.
  118. İnne leke ella tecua fiha ve la ta'ra.
  119. Ve enneke la tazmeü fiha ve la tedha.
  120. Fe vesvese ileyhiş şeytanü kale ya ademü hel edüllüke ala şeceratil huldi ve mülkil la yebla.
  121. Fe ekela minha fe bedet lehüma sev'atühüma ve tafika yahsıfani aleyhima miv verakıl cenneti ve asa ademü rabbehu fe ğava.
  122. Sümmeştebahü rabbühu fe tabe aleyhi ve heda.
  123. Kaleh bita minha cemıam ba'duküm li ba'dın adüvv fe imma ye'tiyenneküm minnı hüden fe menittebea hüdaye fe la yedıllü ve la yeşka.
  124. Ve men a'rada an zikrı fe inne lehu meıyşeten danka ve nahşüruhu yevmel kıyameti a'ma.
  125. Kale rabbi lime haşerteni a'ma ve kad küntü besıyra.
  126. Kale kezalike etetke ayatüna fe nesıteha ve kezalike lyevme tünsa.
  127. Ve kezalike neczı men esrafe ve lem yü'mim bi ayati rabbih ve le azabül ahıreti eşeddü ve ebka.
  128. E fe lem yehdi lehüm kem ehlekna kablehüm minel kuruni yemşune fı mesakinihim inne fı zalike le ayatil li ülin nüha.
  129. Ve lev la kelimetün sebekat mir rabbike le kane lizamel ve ecelüm müsemma.
  130. Fasbir ala ma yekulune ve sebbıh bi hamdi rabbike kable tuluış şemsi ve kable ğurubiha ve min anail leyli fe sebbıh ve atrafen nehari lealleke terda.
  131. Ve la temüdden عينeyneke ila ma metta'na bihi ezvacem minhüm zehratel hayatid dünya li neftinehüm fıh ve rizku rabbike hayrun ve ebka.
  132. Ve'mür ehleke bis salati vastabir aleyha la nes'elüke rizka nahnü nerzükuk vel akıbetü lit takva.
  133. Ve kalu lev la ye'tina bi ayetim mir rabbih e ve lem te'tihim beyyinetü ma fis suhufil ula.
  134. Ve lev enna ehleknahüm bi azabim min kablihi le kalu rabbena lev la erselte ileyna rasulen fe nettebia ayatike min kabli en nezille ve nahza.
  135. Kul küllüm müterabbisun fe terabbesu fe se ta'lemune men ashabüs sıratıs seviyyi ve menihteda.

Taha Suresi Türkçe Meali (Diyanet İşleri Başkanlığı)

Taha Suresi'nin Diyanet İşleri Başkanlığı tarafından hazırlanan meali aşağıdadır:

  1. Rahmân ve Rahîm olan Allah'ın adıyla.
  2. Tâ, Hâ.
  3. Biz, Kur’an’ı sana sıkıntı çekesin diye indirmedik.
  4. Ancak (Allah’tan) korkan kimseye bir öğüt (olsun diye indirdik).
  5. (O), yeri ve yüksekleri yaratan tarafından peyderpey indirilmiştir.
  6. Rahmân, Arş’a istivâ etmiştir.
  7. Göklerde, yerde, bu ikisi arasında ve toprağın altında ne varsa O’nundur.
  8. Sen sözü açığa vursan da, gizlesen de (fark etmez). Çünkü O, gizliyi de, gizlinin gizlisini de bilir.
  9. Allah, kendisinden başka hiçbir ilâh olmayandır. En güzel isimler O’nundur.
  10. Mûsâ’nın haberi sana geldi mi?
  11. Hani bir ateş görmüştü de ailesine, “Siz (burada) durun, ben bir ateş gördüm. Belki ondan size bir kor getiririm, yahut ateşin yanında bir yol gösteren bulurum” demişti.
  12. Oraya gelince, kendisine şöyle seslenildi: “Ey Mûsâ!
  13. Şüphesiz ben, senin Rabbinim. Hemen ayakkabılarını çıkar. Çünkü sen kutsal vadi Tuvâ’dasın.
  14. Ben seni seçtim. Şimdi vahyolunanı dinle:
  15. Şüphesiz ben Allah’ım. Benden başka hiçbir ilâh yoktur. Bana kulluk et; beni hatırlamak için namaz kıl.
  16. Kıyamet mutlaka gelecektir. Herkes yaptığının karşılığını görsün diye, neredeyse onu gizleyecektim.
  17. Sakın kıyamete inanmayıp arzularına uyan kimse seni ondan (kıyamete hazırlanmaktan) alıkoymasın; sonra helâk olursun.
  18. Ey Mûsâ! O sağ elindeki nedir?”
  19. Mûsâ, “O benim asamdır. Ona dayanırım, onunla davarlarıma yaprak silkelerim. Benim onda başka işlerim de vardır” dedi.
  20. Allah, “Ey Mûsâ! Onu yere at” dedi.
  21. Mûsâ da onu attı. Bir de ne görsün o, hızla hareket eden bir yılan olmuş.
  22. Allah, “Onu yakala, korkma! Biz onu eski haline çevireceğiz” dedi.
  23. “Elini koynuna sok, kusursuz, bembeyaz çıkacaktır. Bu da diğer bir mucizedir.”
  24. “Böylece sana en büyük mucizelerimizi göstermiş olacağız.”
  25. “Firavun’a git, çünkü o azmıştır.”
  26. Mûsâ, “Rabbim! Göğsümü aç (genişlet),
  27. işimi kolaylaştır,
  28. dilimdeki düğümü çöz ki,
  29. sözümü anlasınlar.
  30. Ailemden olan kardeşim Hârûn’u bana yardımcı ver,
  31. onunla gücümü destekle,
  32. onu işime ortak et ki,
  33. seni çok tesbih edelim,
  34. seni çok analım.
  35. Şüphesiz sen bizi görmektesin” dedi.
  36. Allah, “Ey Mûsâ! İstediğin sana verilmiştir” dedi.
  37. “Andolsun, biz sana bir kere daha lütufta bulunmuştuk.”
  38. “Hani annene vahyedilecek şeyi (şöyle) vahyetmiştik:
  39. ‘Onu (Mûsâ’yı) sandığın içine koy, sonra onu denize (Nil’e) bırak, deniz onu sahile atsın; onu, hem bana düşman, hem de ona düşman olan biri alsın.’ Sana da, benim tarafımdan bir sevgi bırakılmıştı; ta ki gözümün önünde yetiştirilesin.”
  40. “Hani kız kardeşin gidiyor ve ‘Ona bakacak birini size bulayım mı?’ diyordu. Böylece seni annene geri çevirdik ki, gözü aydın olsun ve üzülmesin. Sen bir cana kıydın da biz seni kederden kurtardık. Seni türlü türlü sıkıntılarla sınadık. Yıllarca Medyen halkı arasında kaldın. Sonra, ey Mûsâ, takdir edilmiş bir zamanda geldin.”
  41. “Seni kendim için seçtim.”
  42. “Sen ve kardeşin mucizelerimle gidin; beni anmakta gevşeklik etmeyin.”
  43. “Firavun’a gidin, çünkü o azmıştır.”
  44. “Ona yumuşak söz söyleyin. Belki o, aklını başına alır veya korkar.”
  45. Mûsâ ve Hârûn, “Rabbimiz! Doğrusu biz, onun bize aşırı davranmasından veya azgınlığının artmasından korkuyoruz” dediler.
  46. Allah, “Korkmayın, çünkü ben sizinle beraberim. İşitir ve görürüm” dedi.
  47. “Ona gidin ve deyin ki: ‘Biz Rabbinin elçileriyiz. İsrâiloğullarını bizimle gönder, onlara eziyet etme. Biz sana Rabbinden bir ayet (mucize) getirdik. Kurtuluş, doğru yola uyanlarındır.’
  48. ‘Şüphesiz bize vahyolundu ki, azap, yalanlayan ve yüz çevirenlerin üzerinedir.”
  49. Firavun, “Sizin Rabbiniz kim, ey Mûsâ?” dedi.
  50. Mûsâ, “Rabbimiz, her şeye yaratılışını veren, sonra da yol gösterendir” dedi.
  51. Firavun, “Öyleyse önceki nesillerin hali nice olacak?” dedi.
  52. Mûsâ, “Onların bilgisi Rabbimin katında bir kitaptadır. Rabbim ne yanılır, ne de unutur” dedi.
  53. (O) ki, yeryüzünü size bir beşik yapmış ve orada sizin için yollar açmış, gökten de su indirmiştir. Böylece onunla türlü türlü bitkilerden çiftler çıkardık.
  54. Yiyin ve hayvanlarınızı otlatın. Şüphesiz bunda akıl sahipleri için ibretler vardır.
  55. Sizi yerden yarattık, oraya döndüreceğiz ve sizi bir kere daha oradan çıkaracağız.
  56. Andolsun, biz ona (Firavun’a) bütün mucizelerimizi gösterdik; fakat o, yalanladı ve kabulden kaçındı.
  57. Dedi ki: “Ey Mûsâ! Bizi sihrinle yurdumuzdan çıkarmaya mı geldin?”
  58. “Biz de mutlaka sana onun gibi bir sihir getireceğiz. Şimdi bizimle senin aranda bir buluşma yeri tayin et ki, ne sen cay, ne de biz cayalım. İkimizin de uygun göreceği bir yerde olsun.”
  59. Mûsâ, “Buluşma zamanınız bayram günü ve insanların toplandığı kuşluk vaktidir” dedi.
  60. Bunun üzerine Firavun döndü, bütün hilelerini bir araya getirdi, sonra geldi.
  61. Mûsâ onlara dedi ki: “Yazıklar olsun size! Allah’a karşı yalan uydurmayın. Sonra o, azabıyla sizi helâk eder. Yalan uyduran perişan olur.”
  62. Onlar, aralarında işlerini tartıştılar ve gizlice konuştular.
  63. Dediler ki: “Şüphesiz bu ikisi sihirbazdır. Sihirleriyle sizi yurdunuzdan çıkarmak ve en üstün olan dininizi ortadan kaldırmak istiyorlar.”
  64. “Onun için bütün hilelerinizi bir araya getirin, sonra saf saf gelin. Bugün üstün gelen mutlaka başarıya ulaşacaktır.”
  65. Sihirbazlar, “Ey Mûsâ! Ya sen (asanı) at, ya da ilk atan biz olalım” dediler.
  66. Mûsâ, “Bilakis siz atın” dedi. Bir de ne görsün! Onların ipleri ve değnekleri, sihirleri yüzünden kendisine gerçekten koşuyorlarmış gibi göründü.
  67. Mûsâ içinde bir korku hissetti.
  68. Biz, “Korkma, çünkü üstün gelecek olan sensin” dedik.
  69. “Sağ elindekini at, onların yaptıklarını yutsun. Çünkü onların yaptıkları sadece bir sihirbaz hilesidir. Sihirbaz ise nereye varsa başarıya ulaşamaz.”
  70. Nihayet sihirbazlar secdeye kapandılar ve “Hârûn ve Mûsâ’nın Rabbine iman ettik” dediler.
  71. Firavun, “Ben size izin vermeden önce ona iman mı ettiniz? Demek ki o, size sihri öğreten büyüğünüzmüş. Andolsun, ellerinizi ve ayaklarınızı çaprazlama keseceğim ve sizi hurma dallarına asacağım. Hangimizin azabının daha şiddetli ve daha kalıcı olduğunu mutlaka bileceksiniz” dedi.
  72. Sihirbazlar, “Bize gelen apaçık delillere ve bizi yaratana seni asla tercih etmeyeceğiz. Ne hüküm vereceksen ver. Sen ancak bu dünya hayatında hüküm verebilirsin” dediler.
  73. “Şüphesiz biz, günahlarımızı ve bizi zorladığın sihri bağışlaması için Rabbimize iman ettik. Allah, daha hayırlı ve daha kalıcıdır.”
  74. Kim Rabbine günahkâr olarak gelirse, şüphesiz onun için cehennem vardır. Orada ne ölür, ne de yaşar.
  75. Kim de Rabbine salih ameller işlemiş bir mü’min olarak gelirse, işte onlar için de yüksek dereceler vardır.
  76. İçinde ebedî kalacakları, zemininden ırmaklar akan Adn cennetleri vardır. İşte bu, arınanların mükâfatıdır.
  77. Andolsun, biz Mûsâ’ya, “Kullarımı geceleyin yola çıkar ve onlara denizde kuru bir yol aç; yetişilmekten korkma, endişelenme” diye vahyettik.
  78. Firavun ordularıyla onları takip etti. Deniz onları öyle bir kapladı ki, boğulup gittiler.
  79. Firavun, kavmini saptırdı, doğru yola iletmedi.
  80. Ey İsrâiloğulları! Sizi düşmanınızdan kurtardık, Tûr’un sağ tarafında sizinle sözleştik ve üzerinize kudret helvası ve bıldırcın indirdik.
  81. Size verdiğimiz rızıkların temiz olanlarından yiyin, bu hususta taşkınlık etmeyin, sonra üzerinize gazabım iner. Kime de gazabım inerse, artık o helâk olmuştur.
  82. Şüphesiz ben, tevbe eden, inanan ve salih ameller işleyen, sonra da doğru yolda devam eden kimseyi çok bağışlayıcıyım.
  83. Ey Mûsâ! Seni kavminden acele ettiren nedir?
  84. Mûsâ, “Onlar benim izim üzerindeler, Rabbim, hoşnut olasın diye sana acele geldim” dedi.
  85. Allah, “Şüphesiz biz, senden sonra kavmini denedik ve Sâmirî onları saptırdı” dedi.
  86. Mûsâ, öfkeli ve üzüntülü bir şekilde kavmine döndü. Dedi ki: “Ey kavmim! Rabbiniz size güzel bir vaatte bulunmamış mıydı? Yoksa size zaman mı çok uzun geldi, yoksa Rabbinizin gazabının üzerinize inmesini mi istediniz de bana verdiğiniz sözden caydınız?”
  87. Dediler ki: “Biz sana verdiğimiz sözden kendi isteğimizle caymadık. Fakat o kavmin (Mısırlıların) ziynet eşyalarından bir takım ağırlıklar yüklenmiştik. Onları (ateşe) attık. Sâmirî de böylece attı.”
  88. Sonra onlara böğüren bir buzağı heykeli çıkardı. Bunun üzerine, “İşte sizin de ilâhınız, Mûsâ’nın da ilâhı budur; ama o unuttu” dediler.
  89. Onun, kendilerine hiçbir sözle karşılık veremediğini ve onlara ne bir zarar, ne de bir fayda vermeye gücü yetmediğini görmediler mi?
  90. Andolsun, Hârûn onlara daha önce, “Ey kavmim! Siz bununla (bu buzağıyla) sadece imtihan edildiniz. Sizin gerçek Rabbiniz Rahmân’dır. Öyleyse bana uyun ve emrime itaat edin” demişti.
  91. Onlar, “Mûsâ bize dönünceye kadar ona (buzağıya) tapmaya devam edeceğiz” dediler.
  92. Mûsâ, “Ey Hârûn! Onların saptığını gördüğün zaman, sana ne engel oldu da
  93. benim yoluma uymadın? Yoksa emrime karşı mı geldin?” dedi.
  94. Hârûn, “Ey annemin oğlu! Saçımı sakalımı tutma. Ben, ‘İsrâiloğulları arasında ayrılık çıkardın’ demenden korktum” dedi.
  95. Mûsâ, “Ey Sâmirî! Senin bu işin neydi?” dedi.

Zikirmatik Uygulamasını İndirin

Namaz vakitleri bildirimleri, zikir sayacı, tesbih ve daha fazlası için ücretsiz uygulamayı indirin.

İlgili Yazılar