Teşhir Kelimesinin Sözlük Anlamı ve Arapça Kökeni
Aziz kardeşlerim, her şeyden önce bir kelimeyi anlamak için onun kökenine inmek, lügat manasını kavramak büyük önem taşır. 'Teşhir' kelimesi de Arapça kökenli olup, ş-h-r (ش-ه-ر) kökünden türemiştir. Bu kök, 'açığa çıkmak, görünür olmak, meşhur olmak' gibi anlamlara gelir. Kelimenin 'teşhir' (تَشْهِير) kalıbı ise 'açığa çıkarma, gösterme, ilan etme, ün salma, rezil etme' gibi farklı ve geniş bir yelpazede manalar taşır.
Genel Türkçe Kullanımdaki Yeri
Türkçemizde 'teşhir' kelimesi genellikle iki ana bağlamda kullanılır. Birincisi, bir şeyi sergilemek, göstermek, görünür kılmak anlamındadır. Örneğin, 'mağazada ürün teşhiri' veya 'bir sanat eserini teşhir etmek' gibi ifadelerde bu anlam öne çıkar. İkincisi ise, daha çok olumsuz bir çağrışımla, ayıbını, kusurunu veya mahremiyetini açığa vurmak, toplum içinde utanılacak bir duruma düşürmek manasında kullanılır. İslamî terminolojide ise 'teşhir' kelimesi, özellikle bu ikinci ve daha derin, ahlaki ve fıkhi boyutlarıyla ele alınır. Biz de bu yazımızda daha çok bu ikinci, yani İslami ahlak ve fıkıh açısından 'teşhir' kavramına odaklanacağız.
İslam Dini Açısından Teşhir Nedir ve Kapsamı
İslam, hayatın her alanında dengeyi ve ölçüyü emreden bir dindir. Teşhir kavramı da bu denge ve ölçü prensibiyle yakından ilgilidir. İslam'a göre teşhir, sadece bedenin açılmasıyla sınırlı değildir; aynı zamanda niyetleri, amelleri ve hatta başkalarının sırlarını ifşa etmeyi de kapsayan geniş bir ahlaki ve fıkhi çerçeveye sahiptir.
Avret Mahallinin Açılması (Beden Teşhiri)
İslam'da 'teşhir' denince akla gelen ilk anlamlardan biri, hiç şüphesiz ki avret mahallinin açılmasıdır. Avret, örtülmesi gereken yerler demektir. Bu, hem erkekler hem de kadınlar için geçerlidir. Kur'an-ı Kerim ve Sünnet-i Nebeviye, Müslümanlara giyim kuşamda edep ve hayâ prensiplerine uymayı emretmiştir. Kadınların ziynetlerini ve güzelliklerini yabancı erkeklere göstermemesi, örtünme emriyle doğrudan ilişkilidir. Bu durum, toplumda fitnenin önüne geçmek, bireylerin iffetini korumak ve ahlaki yozlaşmayı engellemek amacını taşır. Bu konuda detaylı bilgi için Diyanet İşleri Başkanlığı'nın ilgili yayınlarına bakabilirsiniz.
Gösteriş ve Riyakarlık (Amel Teşhiri)
Kardeşlerim, teşhir sadece bedensel bir durum değildir. Kalbi ve manevi boyutları da vardır. Riyakarlık, yani bir ibadeti veya güzel bir ameli Allah rızası için değil de insanların beğenisini kazanmak için yapmak, amellerin teşhiridir. Bu, İslam ahlakında büyük bir kusur olarak kabul edilir. Peygamber Efendimiz (s.a.v.) bir hadis-i şeriflerinde şöyle buyurmuştur: 'Ameller ancak niyetlere göredir. Herkesin niyeti ne ise eline geçecek odur.' (Buhârî, Bed'ü'l-Vahy, 1; Müslim, İmâret, 155). Dolayısıyla, ibadetlerimizi ve hayırlı işlerimizi yaparken niyetimizin halis olması, sadece Allah'ın rızasını gözetmemiz esastır. Amellerimizi başkalarına gösterme gayesi taşımak, onların değerini azaltır, hatta tamamen yok edebilir.
Ayıp ve Kusurları Açığa Vurmak (Sır Teşhiri)
Bir diğer teşhir boyutu ise, başkalarının ayıp ve kusurlarını, sırlarını ifşa etmektir. İslam, Müslümanların birbirlerinin kardeşleri olduğunu ve birbirlerinin ayıplarını örtmeleri gerektiğini öğretir. Peygamber Efendimiz (s.a.v.) şöyle buyurmuştur: 'Kim bir Müslümanın ayıbını örterse, Allah da dünya ve ahirette onun ayıplarını örter.' (Müslim, Birr, 72). Bu hadis-i şerif, sır teşhirinin ne kadar kötü bir davranış olduğunu ve bundan sakınmamız gerektiğini açıkça ortaya koyar. Gıybet, dedikodu ve iftira da bu bağlamda değerlendirilebilecek, toplumun huzurunu bozan teşhir türlerindendir.
Kuran-ı Kerim'de Teşhir Kavramı ve Ayetler
Rabbimiz, Kitab-ı Kerim'inde bizlere teşhirin farklı boyutlarını ve ondan nasıl sakınacağımızı açıkça bildirmiştir. Özellikle kadınların örtünmesi ve edebiyle ilgili ayetler, bu konunun temelini oluşturur.
Nur Suresi, 31. Ayet ve Tesettür Emri
Bu ayet-i kerime, kadınların örtünme prensiplerini belirleyen en önemli delillerden biridir. Cenab-ı Hak şöyle buyurur: 'Mü'min kadınlara da söyle, gözlerini (haramdan) sakınsınlar ve iffetlerini korusunlar. Zinetlerini açmasınlar, ancak kendiliğinden görünen kısmı müstesna. Başörtülerini yakalarının üzerine salsınlar. Zinetlerini ancak kocalarına, yahut babalarına, yahut kocalarının babalarına, yahut oğullarına, yahut kocalarının oğullarına, yahut kardeşlerine, yahut kardeşlerinin oğullarına, yahut kız kardeşlerinin oğullarına, yahut kendi kadınlarına, yahut ellerinin altında bulunanlara (cariyelerine), yahut erkeklerden şehvet duymayan hizmetçilere, yahut kadınların avret yerlerini henüz anlamayan çocuklara göstersinler. Gizledikleri zinetleri bilinsin diye ayaklarını yere vurmasınlar. Ey mü'minler! Hepiniz Allah'a tevbe edin ki kurtuluşa eresiniz.' (Nur Suresi, 24:31).
Bu ayet Medenî dönemde inmiştir ve Müslüman toplumun oluşmaya başladığı, ahlaki ve sosyal düzenlemelerin yapıldığı bir zamanda gelmiştir. Tefsir âlimleri bu ayeti detaylıca açıklamışlardır:
- İmam Taberî, ayette geçen 'ziynetlerini açmasınlar, ancak kendiliğinden görünen kısmı müstesna' ifadesini, kadının yüzü ve elleri olarak yorumlamıştır. Ona göre, bu kısımlar günlük hayatta iş yaparken veya zaruret halinde kendiliğinden açığa çıkabilen yerlerdir ve bu konuda bir ruhsat vardır.
- İbn Kesîr de Taberî'ye benzer şekilde, kendiliğinden görünen kısımların yüz ve eller olduğunu belirtmiş, ancak bazı âlimlerin elbisenin dış kısmını da bu kapsamda değerlendirdiğini aktarmıştır. Ayetin asıl amacının, kadınların dikkat çekici güzelliklerini ve süslerini yabancı erkeklere sergilemelerini engellemek olduğunu vurgulamıştır.
- İmam Kurtubî, 'başörtülerini yakalarının üzerine salsınlar' emrinin, cahiliye dönemindeki kadınların başörtülerini arkalarına salarak yakalarını ve göğüslerini açıkta bırakma alışkanlığını ortadan kaldırmak için geldiğini açıklamıştır. Bu, örtünmenin sadece başı değil, göğüs bölgesini de kapsayacak şekilde yapılmasını emretmektedir.
- Fahreddin Râzî, ayetin genel amacının fitneyi engellemek ve toplumda iffeti yaygınlaştırmak olduğunu belirtmiş, bu hükümlerin sadece kadınları değil, erkekleri de gözlerini haramdan sakınmaya teşvik ettiğini ifade etmiştir. Ayetteki istisnaların ise mahremiyet ilişkileri çerçevesinde olduğunu vurgulamıştır.
Ahzab Suresi, 59. Ayet ve Cilbab Emri
Bir diğer önemli ayet ise şöyledir: 'Ey Peygamber! Hanımlarına, kızlarına ve mü'minlerin kadınlarına söyle de (dışarı çıkarken) üstlerine cilbablarından örtsünler. Bu, onların tanınıp incitilmemeleri için daha elverişlidir. Allah çok bağışlayıcıdır, çok merhamet edicidir.' (Ahzab Suresi, 33:59).
Bu ayet de Medenî dönemde inmiş olup, Müslüman kadınların toplum içinde daha belirgin bir örtünme şekli olan cilbab giymelerini emretmiştir. Cilbab, genellikle tüm bedeni örten, geniş bir dış giysi olarak anlaşılır.
- İmam Taberî, cilbabın, kadının dışarı çıktığında tüm vücudunu örten, başından aşağıya sarkan bir örtü olduğunu belirtmiştir. Bu, yüzün de örtülmesini gerektiren bir yorumu destekleyebilirken, bazı âlimler yüzün açık kalabileceğini ifade etmiştir.
- İbn Kesîr, ayetin iniş sebebini, Medine'de bazı ahlaksız kişilerin gece dışarı çıkan kadınları rahatsız etmesi olarak açıklamıştır. Cilbab giymek, mü'min kadınların iffetli ve saygın kişiler olarak tanınmasını sağlayarak tacizden korunmalarına yardımcı olmuştur.
- İmam Kurtubî, cilbabın, kadının başından ayaklarına kadar her yerini örten geniş bir elbise olduğunu vurgulamış ve bu örtünmenin amacının, mü'min kadınları fâsık erkeklerin şerrinden korumak olduğunu belirtmiştir.
- Fahreddin Râzî, bu ayetin, kadınların örtünmesinin sadece dini bir vecibe olmadığını, aynı zamanda toplumsal bir fayda, yani kadınların güvenliğini ve saygınlığını sağlama amacı taşıdığını ifade etmiştir.
Bu ayetler, İslam'da teşhirin önlenmesinin, hem bireysel iffetin hem de toplumsal huzurun temelini oluşturduğunu açıkça göstermektedir. Giyim kuşamda aşırılıktan kaçınmak, edep ve hayâ ile hareket etmek, mü'minlerin en belirgin özelliklerindendir.
Maun Suresi, 4-7. Ayetler ve Riyakarlık
Riyakarlık, yani amelleri gösteriş için yapmak da teşhirin farklı bir boyutudur. Maun Suresi'nde Rabbimiz şöyle buyurur: 'Yazıklar olsun o namaz kılanlara ki, namazlarından gafildirler. Onlar ki gösteriş yaparlar. Ve en küçük bir yardımı (zekatı) bile engellerler.' (Maun Suresi, 107:4-7).
Bu sure Mekkî dönemde inmiştir ve o dönemdeki müşriklerin ve münafıkların ibadetlerindeki samimiyetsizliği eleştirmektedir. Ayetler, ibadetlerin özünde Allah rızasının olması gerektiğini, gösteriş (riya) için yapılan ibadetlerin bir değer taşımadığını vurgular. Gerçek kurtuluş, İmanın Şartları'nı yerine getirirken ihlaslı olmaktan geçer.
Hadis-i Şeriflerde Teşhir ve Sakınılması Gerekenler
Peygamber Efendimiz (s.a.v.), teşhirin farklı veçheleri hakkında bizlere pek çok öğüt ve uyarıda bulunmuştur. Bu hadisler, Kuran ayetlerini tefsir eder nitelikte olup, pratiğe yönelik rehberlik sunar.
Hz. Peygamber'in (s.a.v.) Uyarısı: 'Giyinik Çıplaklar'
Resûlullah (s.a.v.) şöyle buyurmuştur: 'Cehennemliklerden iki sınıf vardır ki ben onları görmedim: Biri, sığır kuyrukları gibi kamçıları olan bir topluluk ki onlarla insanlara vururlar. Diğeri ise, giyinik oldukları halde çıplak olan, (başkalarını) kendilerine meylettiren ve kendileri de meyleden kadınlardır. Başları deve hörgücü gibi meyil etmiştir. İşte bunlar cennete giremez, cennetin kokusunu dahi alamazlar. Halbuki cennetin kokusu şu kadar ve şu kadar mesafeden alınır.' (Müslim, Cennet ve Cehennemin Vasıfları, 53).
Bu hadis, giyimin şekline dikkat çekerek, örtünme emrinin sadece bedeni kapatmakla sınırlı olmadığını, aynı zamanda giyimin amacının da önemli olduğunu vurgular. İnce, şeffaf, dar veya dikkat çekici giysilerle örtünmek, şeklen giyinik olsa da ruhen ve ahlaken çıplaklık anlamına gelebilir. Bu, Nur Suresi'nin 31. ayetindeki 'ziynetlerini açmasınlar' emrinin derinlemesine bir açıklamasıdır.
Niyetin Önemi ve Amellerin Teşhiri
Daha önce de belirttiğimiz gibi, niyet amellerin özüdür. Peygamber Efendimiz (s.a.v.) şöyle buyurmuştur: 'Allah Teâlâ, sizin suretlerinize ve mallarınıza bakmaz; ancak kalplerinize ve amellerinize bakar.' (Müslim, Birr, 33; İbn Mâce, Zühd, 4). Bu hadis, amellerimizi yaparken gösterişten uzak durmamız gerektiğini, asıl değerlendirilenin kalplerdeki ihlas ve samimiyet olduğunu gösterir. Tevhid inancının bir gereği olarak, tüm ibadetlerimizi sadece Allah için yapmalıyız.
Mahremiyete Saygı ve Ayıpları Örtmek
Peygamberimiz (s.a.v.) bir başka hadiste şöyle buyurmuştur: 'Kim dünyada bir Müslümanın ayıbını örterse, Allah da kıyamet gününde onun ayıbını örter.' (Müslim, Birr, 72). Bu hadis, başkalarının kusurlarını ve mahremiyetlerini ifşa etmenin, yani sır teşhirinin ne kadar büyük bir günah olduğunu ve bundan sakınmanın faziletini açıkça ortaya koyar. Gıybet ve dedikodu, bu tür bir teşhirin en yaygın örnekleridir ve toplumsal bağları zayıflatır.
Dört Mezhebe Göre Teşhir ve Avret Sınırları
İslam fıkhında 'avret' kavramı, erkek ve kadın için örtülmesi gereken yerleri ifade eder. Bu konuda genel bir ittifak olmakla birlikte, detaylarda mezhepler arasında bazı farklılıklar bulunmaktadır.
Hanefî Mezhebi
- Kadınlar İçin: Hanefî mezhebine göre kadının avret mahalli, yüzü ve el bileklerine kadar elleri hariç tüm vücududur. Ayakların avret olup olmadığı konusunda farklı görüşler bulunmakla birlikte, tercih edilen görüşe göre ayaklar da avrettir.
- Erkekler İçin: Erkeğin avreti ise göbek ile diz kapağı arasını kapsar. Diz kapağının kendisi de avret kapsamındadır.
Şâfiî Mezhebi
- Kadınlar İçin: Şâfiî mezhebinde kadının avret mahalli, yüzü ve el bileklerine kadar elleri dışındaki tüm vücududur. Ayaklar da avret kabul edilir.
- Erkekler İçin: Erkeğin avreti, göbek ile diz kapağı arasıdır. Diz kapağı avretten sayılırken, göbeğin kendisi avret değildir.
Mâlikî Mezhebi
- Kadınlar İçin: Mâlikî mezhebinde kadının avreti, namazda ve yabancı erkekler karşısında farklı değerlendirilir. Namazda avret olan yerler, yüz ve eller hariç tüm vücut; yabancı erkekler karşısında ise fıtneden korkulduğunda yüz ve ellerin de örtülmesi tavsiye edilir. Esasen, tüm vücudun avret olduğu görüşü ağırlık kazanır.
- Erkekler İçin: Erkeğin avreti, göbek ile diz kapağı arasıdır.
Hanbelî Mezhebi
- Kadınlar İçin: Hanbelî mezhebinde kadının tüm vücudu, hatta tırnakları dahi avrettir. Yüz ve ellerin durumu konusunda da farklı görüşler bulunmakla birlikte, bazı âlimler yüz ve ellerin de örtülmesini vacip görmüştür.
- Erkekler İçin: Erkeğin avreti, göbek ile diz kapağı arasıdır.
Görüldüğü üzere, mezhepler arasında genel çerçevede bir ittifak olmakla birlikte, özellikle kadınların avret sınırları konusunda küçük farklılıklar bulunmaktadır. Ancak hepsinin ortak hedefi, iffetin korunması, fitneden uzak durulması ve toplumsal ahlakın muhafaza edilmesidir. Bu konuda Müslüman bireyin takva ve ihlas üzere hareket etmesi, ihtilaflı konularda da ihtiyatlı davranması tavsiye edilir.
Teşhirin Modern Hayattaki Yansımaları ve Zorluklar
Kardeşlerim, yaşadığımız çağ, özellikle bilgi ve iletişim teknolojilerinin hızla geliştiği bir dönem. Bu durum, teşhir kavramının yansımalarını da farklı boyutlara taşımıştır. Modern hayatın getirdiği bazı zorluklar, teşhirin ne anlama geldiğini yeniden düşünmemizi gerektirmektedir.
Sosyal Medya ve 'Görünür Olma' Baskısı
Günümüzde sosyal medya platformları, insanlara kendilerini ve hayatlarını 'teşhir etme' konusunda eşi benzeri görülmemiş fırsatlar sunuyor. Paylaşılan fotoğraflar, videolar, kişisel bilgiler, 'beğeni' ve 'takipçi' kazanma arzusuyla birleşince, bireylerin mahremiyet sınırlarını zorlamasına neden olabiliyor. Özellikle genç kardeşlerimiz arasında, giyim kuşamda veya yaşam tarzında dikkat çekici olmak adına yapılan paylaşımlar, farkında olmadan teşhirin günümüzdeki bir yansıması haline gelebiliyor. Bu durum, hem bedensel hem de amelî teşhirin modern bir versiyonu olarak karşımıza çıkmaktadır. Zikir ve tefekkür, bu tür dünyevi baskılardan korunmak için kalbe huzur veren önemli araçlardır.
Tüketim Kültürü ve Gösteriş Tüketimi
Modern tüketim kültürü, insanları sürekli daha fazlasını almaya, sahip olduklarını sergilemeye ve bu yolla bir statü kazanmaya itmektedir. Markalı ürünler, lüks eşyalar, gösterişli tatiller... Tüm bunlar, maddi varlıkların teşhiri anlamına gelebilir. Bu tür bir gösteriş ve riyakarlık, Müslüman ahlakıyla bağdaşmaz. Peygamber Efendimiz (s.a.v.)'in sade yaşamı ve kanaatkarlığı, bizlere bu konuda en güzel örnektir.
Mahremiyetin İhlali ve Bilgi Teşhiri
Sadece bedensel veya ameli teşhir değil, aynı zamanda kişisel bilgilerin, özel yaşamın detaylarının veya başkalarının sırlarının ifşa edilmesi de teşhirin farklı bir türüdür. Siber dünyada kişisel verilerin korunması, özel yazışmaların mahremiyeti gibi konular, bilgi teşhirinin yeni boyutlarını oluşturmaktadır. Bir Müslüman olarak, hem kendi mahremiyetimizi korumak hem de başkalarının mahremiyetine saygı duymak temel görevimizdir. Namaz vakitleri gibi günlük ibadetlerimizi aksatmadan yerine getirmek, bizi bu tür dünyevi heveslerden uzak tutar.
Editörden Not
Değerli okuyucularım, 'teşhir' kelimesinin etrafında dönen bu derin sohbetimizde gördük ki, konu sadece giyim kuşamla sınırlı değil. İslam, hayatın her alanında bir denge ve ölçü emrederken, teşhir kavramını da bu bütüncül bakış açısıyla ele alır. Ne yazık ki günümüzde, özellikle sosyal medya ve popüler kültürün etkisiyle, teşhirin boyutları çok daha genişlemiş durumda. Bir Müslüman olarak bu çağda kendimizi ve ailemizi korumak için daha bilinçli olmamız gerektiğini düşünüyorum.
Karşılaştığımız yaygın hatalardan biri, teşhiri sadece kadınların giyimiyle ilişkilendirmek ve erkeklerin sorumluluğunu göz ardı etmektir. Oysa Kur'an, önce erkeklere gözlerini haramdan sakınmayı emreder. Erkeklerin de giyimde aşırıya kaçmaması, riyakarlıktan uzak durması ve başkalarının mahremiyetine saygı göstermesi, teşhirin erkekler için de geçerli olduğunu gösterir. Bir diğer yanılgı ise, yapılan ibadetleri veya hayırlı işleri 'gösteriş' sınırına getirmektir. Unutmayalım ki, amelimiz ne kadar büyük olursa olsun, niyetteki bir ihlassızlık onu değersiz kılabilir. Sosyal medyada yapılan 'iyilik paylaşımları' da bu açıdan dikkatle değerlendirilmelidir. Amacımız gerçekten insanlara örnek olmak ve iyiliği yaymak mı, yoksa beğeni ve takdir toplamak mı? Bu soruyu kendimize sıkça sormalıyız.
Pratik bir tavsiye olarak, her daim 'ihsan' bilinciyle hareket etmenizi öneririm. İhsan, Allah'ı görüyormuş gibi ibadet etmek, O'nun bizi her an gördüğünü bilerek yaşamaktır. Bu bilinç, hem giyimimizde, hem sözlerimizde, hem de davranışlarımızda bizi ölçülü ve dengeli olmaya sevk edecektir. Rabbim, hepimizi teşhirin her türlüsünden muhafaza eylesin ve salih ameller işlemeyi nasip etsin.
Pratik Uygulama ve Günlük Hayata Yansımaları
Peki, bu kadar derinlemesine ele aldığımız teşhir kavramını günlük hayatımıza nasıl yansıtabiliriz, kardeşlerim? İşte size birkaç pratik öneri:
- Giyimde İtidal ve Hayâ: Hem erkekler hem de kadınlar için giyimde aşırılıktan kaçınmak esastır. Kadınlar için örtünme emri, sadece bedeni kapatmak değil, aynı zamanda dikkat çekicilikten uzak, sade ve vakarlı bir duruş sergilemektir. Erkekler de giyimde tevazuya riayet etmeli, şöhret ve gösterişten kaçınmalıdır. Kıyafetlerimizin amacının, Allah'ın emrine uygun olarak avret yerlerimizi örtmek ve bizi korumak olduğunu unutmayalım.
- Sosyal Medya Kullanımında Bilinç: Sosyal medya platformları, kişisel hayatımızı ve başarılarımızı paylaşmak için cazip olabilir. Ancak, neyi, ne kadar ve kiminle paylaştığımıza dikkat etmeliyiz. Mahremiyet sınırlarımızı ihlal edecek, gösterişe kaçacak veya başkalarının özel hayatını ifşa edecek paylaşımlardan kesinlikle uzak durmalıyız. Her paylaşımımızın bir sorumluluğu olduğunu unutmayalım. Paylaşmadan önce 'Bu paylaşım Allah rızasına uygun mu? Başkalarına fayda sağlayacak mı, yoksa sadece gösteriş mi?' diye kendimize soralım.
- Kalp Temizliği ve Niyetin Önemi: Tüm amellerimizde niyetimizi halis tutmak, sadece Allah rızasını gözetmek teşhirden korunmanın en temel yoludur. İbadetlerimizi (namaz, oruç, zekat vb.) ve hayırlı işlerimizi yaparken, insanların takdirini kazanma arayışından uzak duralım. Unutmayalım ki, Allah kalplerde olanı bilir.
- Gözleri Haramdan Sakınma: Teşhir, sadece sergileyen taraf için değil, aynı zamanda seyreden taraf için de bir imtihandır. Erkek ve kadın tüm mü'minlerin gözlerini haramdan sakınması, Kur'an'ın emridir (Nur Suresi, 24:30). Bu, modern dünyada görsel bombardımanın yoğun olduğu bir çağda daha da büyük önem taşımaktadır.
- Başkalarının Ayıplarını Örtme: Dedikodu, gıybet ve iftiradan uzak durarak başkalarının mahremiyetine saygı gösterelim. Bir Müslümanın ayıbını örtmek, Allah katında büyük bir fazilettir.
Bu prensipleri hayatımıza uyguladığımızda, hem bireysel olarak manevi huzura erecek hem de daha ahlaklı, daha erdemli bir toplumun inşasına katkıda bulunmuş olacağız. Unutmayalım ki, ezan vakti geldiğinde tüm dünyevi işleri bırakıp Rabbimize yönelmek, bu dengeyi kurmada bize yardımcı olacaktır.
Kaynaklar
- Kur'an-ı Kerim ve Meali (Diyanet İşleri Başkanlığı)
- Sahih-i Buhari
- Sahih-i Müslim
- Sünen-i Ebû Dâvûd
- Sünen-i Tirmizî
- Sünen-i İbn Mâce
- İmam Taberî, Câmi'u'l-Beyân an Te'vîli Âyi'l-Kur'ân (Taberî Tefsiri)
- İbn Kesîr, Tefsîru'l-Kur'âni'l-Azîm (İbn Kesîr Tefsiri)
- İmam Kurtubî, el-Câmi' li Ahkâmi'l-Kur'ân (Kurtubî Tefsiri)
- Fahreddin Râzî, Mefâtîhu'l-Gayb (Tefsîru'l-Kebîr)
- Diyanet İlmihali, Cilt 1
Kardeşlerim, bu geniş ve derin konuyu elimizden geldiğince Kur'an ve Sünnet ışığında ele almaya çalıştık. Teşhirin sadece bedensel bir mesele olmadığını, niyetlerden amellere, toplumsal ilişkilerden modern hayatın zorluklarına kadar pek çok boyutu olduğunu gördük. Rabbim, bizleri her türlü teşhirden korusun, bizlere iffet, hayâ ve ihlas üzere bir hayat nasip etsin.
Dualarınızda bizleri de unutmayın. Eğer bu yazımızdan faydalandığınızı düşünüyorsanız, çevrenizle paylaşarak daha fazla kardeşimizin istifade etmesine vesile olabilirsiniz. Unutmayın ki, Rabbimize yakınlaşmak ve hayatımızı daha bilinçli yaşamak için namaz vakitleri gibi temel ibadetlerimizi aksatmamak ve zikirle kalbimizi beslemek çok önemlidir. Namaz vakitlerinizi takip etmek, tesbih çekmek ve dua etmek için Zikirmatik uygulamamızdan faydalanabilirsiniz. Hepinizi Allah'a emanet ediyorum.






