Bereket Duası Nedir?
Değerli kardeşlerim, bereket duası, hayatımızın her alanında bolluk ve verimlilik niyazıyla Rabbimize yöneldiğimiz bir yakarıştır. Maddi ve manevi anlamda bereketin artması, işlerimizin kolaylaşması, ailemizin huzur içinde olması için bu duaya başvururuz. Unutmayalım ki, bereket Allah’tandır ve bizler sadece O’na dua ederek bu lütfu talep ederiz.
Bereket, sadece maddi anlamda zenginlik demek değildir. Sağlık, huzur, ilim, güzel ahlak ve sevdiklerimizle geçirdiğimiz değerli anlar da bereketin birer yansımasıdır. Bu nedenle, bereket duasını sadece maddi sıkıntılarımız olduğunda değil, hayatımızın her anında şükür ve niyazla okumalıyız.
Bereket Kavramının Nüzul Sebebi ve Tarihsel Arka Planı
Kardeşlerim, bereket kavramı, insanlık tarihi boyunca farklı kültürlerde var olmuş, ancak İslam'la birlikte gerçek anlamını bulmuş yüce bir mefhumdur. İslam öncesi Arap toplumunda da bolluk, verimlilik gibi anlamlara gelen 'bereket' kelimesi kullanılırdı. Ancak bu anlayış, çoğu zaman putperest inançlarla veya batıl itikatlarla karışık bir şekildeydi. Belirli yerlerin, nesnelerin veya kişilerin kendiliğinden bir güce sahip olduğu düşünülürdü.
Kur'an-ı Kerim'in nüzulü ile birlikte bereket kavramı, tevhid inancının merkezine yerleşti. Bereketin yegane kaynağının ve vericisinin sadece Allah (c.c.) olduğu açıkça belirtildi. Her türlü hayrın, artışın, sürekliliğin ve faydanın ancak O'nun lütfuyla mümkün olabileceği öğretildi. Örneğin, Yüce Rabbimiz gökten indirdiği yağmur için şöyle buyurur: 'Biz gökten bereketli bir su indirdik de onunla bahçeler ve biçilecek ekinler bitirdik.' (Kaf 50:9). Bu ayet, bereketin kaynağının ilahi olduğunu ve yağmur gibi doğal olaylarla dahi tecelli ettiğini açıkça gösterir. Yine, Nuh (a.s.) gemiden indiğinde Allah ona ve beraberindekilere bereket ihsan etmiştir: 'Ey Nuh! Sana ve seninle beraber olan ümmetlere bereketlerle in!...' (Hud 11:48).
Peygamber Efendimiz (s.a.v.)'in hayatı ve sünneti de bizlere bereketin nasıl anlaşılması ve talep edilmesi gerektiğini en güzel şekilde öğretmiştir. O'nun dualarında, yemeğinde, sohbetlerinde ve hatta dokunduğu şeylerde bereketin tezahürleri sıkça görülmüştür. Sahabe-i Kiram, Peygamberimiz'den bereket dilemeyi, O'nunla birlikte olmanın bir lütfu olarak görmüşlerdir. Az yemeğin çok kişiye yetmesi, küçük bir su kabından birçok kişinin abdest alması gibi mucizeler, Allah'ın Peygamberi aracılığıyla gösterdiği bereketin somut örnekleridir. Dolayısıyla, bereket duası, sadece belirli bir metni okumak değil; Allah'ın bu ilahi lütfunu talep etmenin, O'na sığınmanın ve O'nun verdiği her şeye şükretmenin bir ifadesidir. Bu bağlamda, bereket duası, İslam'ın temel tevhid anlayışı içinde, her türlü hayrın ve artışın yegane kaynağının Allah olduğu inancını pekiştiren bir yakarıştır.
Bereket Duası Okunuşu
Aşağıda, yaygın olarak okunan bereket dualarından birinin okunuşunu bulabilirsiniz. Bu duayı abdestli bir şekilde, kalbinizden geçirerek okumanız önemlidir.
"Allahümme zid ve lâ tengus. Ve ekrim ve lâ tehın. Ve a’tı ve lâ tahrim. Ve âsirna ve lâ tü’sir. Ve raddina ve rda anna."
Bereket Duası Anlamı
Okuduğumuz bu bereket duasının anlamı şöyledir:
"Allah’ım, arttır, eksiltme. İkram et, hor görme. Ver, mahrum etme. Bizi tercih et, başkalarını tercih etme. Bizi razı et ve bizden razı ol."
Bereket Duası Faziletleri ve Hadisler
Kardeşlerim, bereketin önemi Kur'an-ı Kerim'de ve hadislerde sıkça vurgulanmıştır. Yüce kitabımız Kur'an'da Rabbimiz şöyle buyurur: "Eğer o memleketlerin halkı iman edip takvâ sahibi olsalardı, elbette üzerlerine gökten ve yerden nice bereketler açardık." (A'râf 7:96). Bu ayet, takvanın, yani Allah'tan sakınmanın ve O'nun emirlerine uymanın, bereket kapılarını açan en önemli anahtar olduğunu bizlere hatırlatır. Yine bir başka ayette, şükrün bereket üzerindeki etkisi net bir şekilde ifade edilir: "Andolsun, şükrederseniz elbette size (nimetimi) artırırım. Nankörlük ederseniz, hiç şüphesiz azabım çok şiddetlidir." (İbrâhîm 14:7). Şükür, mevcut nimetlerin kıymetini bilmek ve onların artmasına vesile olmaktır, kardeşlerim.
Bir hadis-i şerifte Peygamber Efendimiz (s.a.v.) şöyle buyurmuştur: "Çalışan, kazanan ve ailesine harcayan kimse Allah katında sevilendir." (Tirmizî, Birr, 41). Bu hadis, çalışmanın ve helal kazancın önemini vurgularken, aynı zamanda elde edilen rızkı ailesiyle paylaşmanın da bereket vesilesi olduğunu belirtir. Çalışmak bir ibadettir ve rızkı helalinden kazanmak, bereketi celbeden en temel amellerdendir.
Başka bir rivayette ise, sadaka vermenin malı eksiltmediği, aksine bereketlendirdiği ifade edilir. Peygamber Efendimiz (s.a.v.) şöyle buyurmuştur: "Sadaka vermekle mal eksilmez." (Müslim, Birr, 69; Tirmizî, Birr, 11). Bu, Allah'ın vaadidir kardeşlerim. Siz Allah yolunda harcarsanız, O size ummadığınız yerden rızık kapıları açar. "Kim Allah'a karşı gelmekten sakınırsa, Allah ona bir çıkış yolu açar. Ve onu ummadığı yerden rızıklandırır. Kim Allah'a tevekkül ederse, O kendisine yeter." (Talâk 65:2-3) ayeti de bu gerçeği perçinler.
Ayrıca, dürüst ticaretin bereket getirdiğine dair de hadisler mevcuttur. Resûlullah (s.a.v.) şöyle buyurmuştur: "Satıcı ve alıcı doğru söyler ve (kusurları) açıklarsa, alışverişleri bereketli olur. Yalan söyler ve gizlerlerse, alışverişlerinin bereketi gider." (Buhârî, Büyû', 19; Müslim, Büyû', 3). Bu hadis, ticari ahlakın ve dürüstlüğün de bereketin temel şartlarından olduğunu açıkça ortaya koymaktadır. Yani, infak etmek, paylaşmak, yardımlaşmak ve helal yoldan kazanıp dürüst olmak da bereketin artmasına yardımcı olur.
Bereket duası okumak, Allah'a olan bağlılığımızı ve tevekkülümüzü gösterir. Bu dua sayesinde, hem maddi hem de manevi anlamda huzur bulur, hayatımızın her alanında bolluk ve verimlilik elde ederiz. Unutmayalım ki, dua müminin silahıdır ve bizler bu silahı en güzel şekilde kullanmalıyız. Allah'ın her şeyi bir ölçüye göre yarattığını bilerek (Kamer 54:49) ve O'na güvenerek yaşamak, hayatımıza huzur ve bereket katar.
Bereketin Fıkhî Boyutu ve Mezheplerin Yaklaşımı
Kardeşlerim, bereket duası gibi genel yakarışlar, İslam fıkhında başlı başına bir ibadet olarak kabul edilir ve Allah'a yönelmenin en samimi şekillerinden biridir. Dört büyük Sünni mezhep (Hanefî, Şâfiî, Mâlikî, Hanbelî), duanın meşruiyeti ve fazileti konusunda hemfikirdir. Mezhepler arasında bereket duası gibi belirli bir metnin okunması veya zamanı konusunda detaylı fıkhî ihtilaflar bulunmaz. Zira bu tür dualar, vacip veya sünnet-i müekkede bir ibadet olmaktan ziyade, müstehap (sevilen) ve mendup (tavsiye edilen) ameller sınıfına girer.
Ancak mezhepler, duanın kabul şartları ve bereketi celbeden ameller hususunda ortak prensiplere vurgu yaparlar:
- Hanefî Mezhebi: Özellikle rızkın helal yoldan kazanılmasına ve israftan kaçınılmasına büyük önem verir. Helal kazanç, duanın kabulü ve bereketi için temel bir şart olarak görülür. İmam Serahsî'nin El-Mebsût'unda ve İmam Kâsânî'nin Bedâiu's-Sanâi'inde bu hususlara sıkça değinilir. Harama bulaşan bir kazançta bereket aranmaz.
- Şâfiî Mezhebi: Duada huşu (kalp huzuru) ve samimiyetin yanı sıra, günahlardan sakınmanın ve Allah'ın emirlerine uymanın bereketin anahtarı olduğunu vurgular. İmam Şâfiî'nin er-Risâle'sinde ve İmam Nevevî'nin El-Ezkâr'ında dua adabına geniş yer verilmiştir. Kalbin temizliği ve niyetin halis olması esastır.
- Mâlikî Mezhebi: Özellikle sadaka vermenin ve akraba ilişkilerini gözetmenin malda ve ömürde bereket artırıcı etkisine dikkat çeker. İmam Mâlik'in El-Muvatta'ında bu tür sosyal ibadetlerin faziletleri üzerinde durulur. Sıla-i rahim, sadece akrabalık bağlarını güçlendirmekle kalmaz, aynı zamanda rızkın artmasına da vesile olur.
- Hanbelî Mezhebi: Tevekkülün (Allah'a güvenip dayanmanın) ve kanaatin (elindekiyle yetinmenin) bereketin önemli unsurları olduğunu belirtir. İbn Teymiyye ve İbn Kayyim el-Cevziyye gibi Hanbelî alimleri, kalbî amellerin ve doğru niyetin bereket üzerindeki etkisini detaylıca açıklamışlardır. Allah'a tam bir teslimiyetle yönelmek, bereketi celbeder.
Kısacası, tüm mezhepler, bereketin sadece sözlü bir dua ile değil, aynı zamanda helal kazanç, şükür, sadaka, akraba ziyareti gibi salih amellerle ve Allah'a tam bir tevekkülle elde edilebileceği konusunda hemfikirdirler. Bu ameller, duanın kabulüne zemin hazırlar ve bereketi celbeder. Bir mümin, hem kalbiyle hem de amelleriyle bereketi aramalıdır.
Bereket Duası Ne Zaman Okunur?
Bereket duası, günün her saatinde ve her durumda okunabilir, değerli kardeşlerim. Allah Teâlâ, kullarının kendisine yönelmesini her an sever. Ancak, özellikle şu zamanlarda okunması ve dua adabına riayet edilmesi daha faziletlidir:
- Sabah namazından sonra: Güne besmele ve dua ile başlamak, tüm günün bereketli geçmesine vesiledir. Hadislerde sabah vaktinin bereketi vurgulanmıştır.
- Akşam namazından sonra: Günü şükür ve niyazla kapatmak, hem manevi huzur sağlar hem de gelecek güne hazırlık olur.
- İşe başlarken: Her yeni başlangıçta Allah'tan yardım ve bereket dilemek, işlerimizin hayırlı ve verimli olmasına katkı sağlar.
- Eve girerken ve çıkarken: Evimize girerken ve çıkarken okunan dualar, ev halkına ve rızka bereket getirir, şeytanın şerrinden korur.
- Yemeklerden önce ve sonra: Yemekten önce besmele çekmek, sonra da şükretmek, yemeğin bereketini artırır ve israfı önler.
- Zor bir işle karşılaşınca: Sıkıntı anlarında Allah'a sığınmak ve O'ndan kolaylık dilemek, işlerin açılmasına ve bereketli bir sonuca ulaşmasına yardımcı olur.
- Cuma günleri ve geceleri: Cuma, duaların kabul olma ihtimalinin yüksek olduğu mübarek bir gündür.
- Seher vakitleri: Gecenin son üçte birlik kısmı, duaların en makbul olduğu zaman dilimlerindendir.
Bu zamanlarda yapılan duaların daha makbul olduğu rivayet edilmektedir. Ancak, önemli olan kalbimizin samimiyeti ve Allah'a olan inancımızdır. Her ne zaman içten bir şekilde dua edersek, Rabbimiz dualarımızı kabul eder ve bize bereketini ihsan eder. Unutmayalım ki, dua ederken kıbleye dönmek, elleri açmak ve duanın sonunda 'Amin' demek gibi adab-ı muaşeret kurallarına uymak da duanın tesirini artırır.
Bereketin Artması İçin Diğer Tavsiyeler
Bereketin artması için sadece dua etmek yeterli değildir, değerli kardeşlerim. Aynı zamanda, hayatımızın her alanında Allah'ın rızasına uygun hareket etmemiz ve aşağıdaki hususlara da dikkat etmemiz gerekir:
- Helal kazanç elde etmek: Rızkımızı helal yollardan temin etmek, bereketi celbeden en temel şarttır. Haram kazançta bereket olmaz.
- Şükretmek: Sahip olduğumuz nimetler için Allah'a sürekli şükretmek, hem mevcut nimetlerin devamını sağlar hem de yenilerinin gelmesine vesile olur. Şükür, nimetin artışıdır.
- Sadaka vermek ve infak etmek: Malın zekatını vermek ve gönüllü olarak sadaka vermek, malı eksiltmez, aksine arındırır ve bereketlendirir.
- İsraftan kaçınmak: Allah Teâlâ, israf edenleri sevmez (En'am 6:141). Nimetleri yerli yerinde kullanmak, bereketi korumanın önemli bir yoludur. Azı çoğa yetirmek, israftan kaçınmakla mümkündür.
- Çalışkan olmak ve gayret göstermek: Tembellik ve atalet, bereketin düşmanıdır. Rızık için meşru yollardan gayret göstermek, Allah'ın takdirine de uygun bir davranıştır.
- Dürüst olmak: Hem ticari ilişkilerde hem de günlük hayatta dürüstlük, güveni artırır ve bu da berekete vesile olur.
- Akraba ve komşularla iyi geçinmek (Sıla-i Rahim): Akrabalık bağlarını güçlü tutmak ve komşuluk haklarına riayet etmek, hem sosyal huzuru artırır hem de rızkın ve ömrün bereketlenmesine katkı sağlar. Peygamber Efendimiz (s.a.v.) şöyle buyurmuştur: "Kim rızkının bollaşmasını ve ömrünün uzamasını isterse, akrabasını ziyaret etsin." (Buhârî, Edeb, 12; Müslim, Birr, 20).
- Tövbe ve İstiğfar etmek: Günahlar, bereketin üzerini örten perdeler gibidir. Samimi bir tövbe ve istiğfar ile günahlardan arınmak, bereket kapılarının tekrar açılmasına yardımcı olur.
- Namazları vaktinde kılmak: Namaz, müminin miracıdır ve bereketi celbeden en büyük ibadetlerdendir.
Bu davranışlar, hem bireysel hem de toplumsal anlamda bereketin artmasına katkı sağlar. Unutmayalım ki, bereket sadece Allah'ın bir lütfu değil, aynı zamanda bizim çabalarımızın ve iyi niyetimizin bir sonucudur. Allah (c.c.) kimseye zulmetmez, kullarına ancak kendi kazandıklarıyla karşılık verir.
Ayrıca, Kelime-i Tevhid'i sıkça zikretmek de berekete vesile olabilir. Zira, Allah'ı anmak kalplerin şifasıdır ve bereketi celbeder.
Hangi Sureler Bereket İçin Okunur?
Bazı surelerin okunması, bereketin artmasına vesile olabilir, kardeşlerim. Bu sureler, hem manevi huzur sağlar hem de Allah'ın izniyle maddi ve manevi bolluğu celbeder. Özellikle şu surelerin okunması tavsiye edilir:
- Fatiha Suresi: Kur'an'ın anası olarak bilinen Fatiha, her derde deva olduğu ve her hayrın kapısını açtığı rivayet edilir. Her namazda okuduğumuz bu sure, bereketin anahtarlarından biridir.
- Yasin Suresi: Kur'an'ın kalbi olarak nitelendirilen Yasin Suresi, okuyana hayır kapılarını açar, sıkıntıları giderir ve rızka bereket verir. Sabahları okunması tavsiye edilir.
- Vakıa Suresi: Peygamber Efendimiz (s.a.v.)'in bu sure hakkında, "Kim her gece Vakıa Suresini okursa, asla fakirlik görmez" (Beyhaki, Şuabu'l-İman) buyurduğu rivayet edilmektedir. Bu sure, fakirlikten kurtarır, bereketi artırır ve rızkı genişletir. Akşam namazından sonra okunması tavsiye edilir.
- Mülk Suresi: Kabir azabından koruyucu olduğu bilinen Mülk Suresi, aynı zamanda okuyana huzur ve bereket verir. Her gece yatmadan önce okunması faziletlidir.
- Kevser Suresi: En kısa surelerden biri olmasına rağmen büyük faziletler barındırır. Cennetteki Kevser havuzundan içmeyi nasip edeceği gibi, dünya hayatında da bolluk ve berekete vesile olur. Kevser Suresi Okunuşu, Anlamı ve Tefsiri: Kalplere Şifa başlıklı yazımızdan detaylı bilgi alabilirsiniz.
- Felak ve Nas Sureleri: Bu iki sure, şerden, nazardan, sihirden ve her türlü kötülükten Allah'a sığınmak için okunur. Kötülüklerden korunmak da bereketin devamlılığı için önemlidir.
Bu sureleri düzenli olarak okumak, hem manevi hem de maddi anlamda hayatımıza bereket getirir. Ayrıca, Fatiha Suresi Okunuşu, Anlamı ve Tefsiri: Kapsamlı İnceleme yazımızı da okuyarak bu mübarek surenin faziletlerini öğrenebilirsiniz.
Namaz ibadeti de bereketin önemli bir kaynağıdır. Özellikle namaz vakitlerini takip ederek namazları vaktinde kılmak, bereketi celbeder. Öğle Namazı Nasıl Kılınır? Adım Adım, Resimli Anlatım yazımızdan namaz hakkında daha fazla bilgi edinebilirsiniz.
Pratik Uygulama: Günlük Hayatımıza Bereketi Davet Etmek
Değerli cemaatim, bereket sadece dua etmekle değil, aynı zamanda hayatımızı bir bütün olarak İslam'ın güzellikleriyle şekillendirmekle elde edilir. Bereketin günlük hayatımıza yansıması için atabileceğimiz pratik adımlar şunlardır:
- Her İşe Besmele ile Başlamak: En basit eylemden en büyük projeye kadar her işimize "Bismillahirrahmanirrahim" diyerek başlamak, o işe Allah'ın bereketini davet etmektir. Bu, işin kolaylaşmasına, hayırlı sonuçlar vermesine ve verimli olmasına vesile olur.
- Şükrü Dilimizden Düşürmemek: Sabah uyandığımızda, yemeğimizi yediğimizde, sağlığımız yerinde olduğunda, hatta küçük bir başarı elde ettiğimizde bile "Elhamdülillah" demek, Allah'ın nimetlerini fark etmek ve onlara değer vermektir. Şükür, nimetin artmasının garantisidir.
- Sadaka ve İnfakı Alışkanlık Haline Getirmek: Cebimizdeki küçük bir miktar parayı bile ihtiyaç sahipleriyle paylaşmak, malımızın arınmasına ve katlanarak artmasına vesile olur. Az da olsa düzenli sadaka vermek, bereketi hayatımızın ayrılmaz bir parçası yapar.
- Sıla-i Rahimi Gözetmek: Akrabalarımızı ziyaret etmek, onlarla ilgilenmek ve bağlarımızı güçlendirmek, sadece sosyal bir görev değil, aynı zamanda ömrümüzün ve rızkımızın bereketlenmesine vesile olan önemli bir ibadettir.
- Helal Kazanç ve Dürüstlük İlkesinden Asla Sapmamak: İş hayatımızda, alışverişlerimizde, verdiğimiz sözlerde dürüst ve şeffaf olmak, kazancımıza helallik ve bereket katar. Hile ve aldatma, bereketi yok eder.
- Zamanı Verimli Kullanmak: Vakit de Allah'ın bir nimetidir. Zamanımızı boşa harcamamak, ibadetlerimize, işlerimize, ailemize ve kendimize ayırdığımız vakitleri dengeli ve verimli kullanmak, hayatımıza bereket katar.
- İsraftan Kaçınmak ve Kanaatkar Olmak: Su, elektrik, yiyecek gibi nimetleri israf etmemek, ihtiyacımız kadarını kullanmak ve elimizdekiyle yetinmeyi bilmek, bereketi koruyan ve artıran bir tutumdur.
- Kur'an Okumak ve Zikir Yapmak: Her gün Kur'an'dan bir bölüm okumak, Allah'ı zikretmek (tesbih, tehlil, tekbir), kalplerimize huzur verir ve manevi bereketi artırır. Bu, aynı zamanda maddi bereketin de kapısını aralar.
Unutmayın ki bereket, sadece sayılarda veya miktarlarda değil, aynı zamanda bir şeyin kalitesinde, faydasında ve sürekliliğinde tecelli eder. Az bir şeyin çok işe yaraması, küçük bir sermayenin büyük kazançlar getirmesi, kısa bir ömrün salih amellerle dolu olması hep bereketin göstergeleridir.
Hocaefendi'den Not
Kıymetli kardeşlerim, bugünkü sohbetimizde bereketin ne kadar geniş bir kavram olduğunu ve hayatımızın her zerresine nasıl yayıldığını hep birlikte gördük. Bereket duası, sadece bir yakarıştan ibaret değil; aynı zamanda Rabbimize olan tevekkülümüzün, şükrümüzün ve O'nun rızasını arama gayretimizin bir yansımasıdır. Unutmayın ki, bereket, Allah'ın bizlere bahşettiği en değerli lütuflardandır ve onu elde etmek için hem dilimizle dua etmeli, hem kalbimizle niyet etmeli, hem de azalarımızla salih ameller işlemeliyiz.
Dünya hayatı, bir imtihan meydanıdır ve bu meydanda karşılaştığımız her nimet ve her zorluk, bereket arayışımız için birer vesiledir. Önemli olan, zorluklar karşısında sabretmek, nimetler karşısında şükretmek ve her iki durumda da Allah'a yönelmekten vazgeçmemektir. Helal kazanç peşinde koşmak, sadaka vermek, akrabalık bağlarını korumak, israftan kaçınmak ve her daim dürüst olmak... İşte bunlar, bereketin anahtarlarıdır. Bir mümin olarak, hayatımızın her anında bu değerleri canlı tutarak, hem dünya hem de ahiret saadetine nail olabiliriz.
Rabbimden niyazım odur ki, kalplerimizi imanla, hanelerimizi huzurla, rızkımızı helalle ve ömrümüzü bereketle doldursun. Dualarınız kabul, amelleriniz makbul olsun. Her zaman Allah'a sığınmaktan ve O'ndan istemekten vazgeçmeyin. Çünkü O, isteyenlere cömertçe verendir. Amin.
Unutmayın
Değerli kardeşlerim, bereket duası ve diğer ibadetler, hayatımızı güzelleştirmek ve Allah'a yakınlaşmak için birer vesiledir. Bu vesileleri en güzel şekilde değerlendirerek, hem dünyamız hem de ahiretimiz için bereketli bir yaşam sürmeye gayret edelim. Ezan vakti geldiğinde namaza koşarak, Rabbimize olan bağlılığımızı gösterelim.
Biliyor muydunuz? Osman Gazi Kimdir? Hayatı, Savaşları ve Mirası başlıklı yazımızda da değindiğimiz gibi, ecdadımız da her işe besmele ile başlar ve Allah'tan bereket dilerlerdi. Bizler de onların izinden giderek, her adımımızı dua ve tevekkülle atmalıyız.
Rabbim, hepimize hayırlı ve bereketli bir ömür nasip etsin. Amin.
Zikirmatik mobil uygulamamızı indirerek dilediğiniz zaman dua edebilir, tesbih çekebilirsiniz. Allah kabul etsin!
Kaynaklar
- Kur'an-ı Kerim
- Sahih-i Buhârî
- Sahih-i Müslim
- Sünen-i Tirmizî
- Sünen-i Ebû Dâvûd
- Sünen-i Nesâî
- Sünen-i İbn Mâce
- İmam Serahsî, El-Mebsût
- İmam Şâfiî, er-Risâle
- İmam Nevevî, El-Ezkâr
- İbn Kayyim el-Cevziyye, Medaricü's-Salikin






